Recent Posts

Çatak Kanyonu Kastamonu

Unutmayın ki yaşam aldığımız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür.

Yürüyüş Parkurları GPS Kayıtları

Mutluluk varılacak bir istasyon değil bir yolculuk biçimidir..

Fotoğraflarım

Eğer hikayeyi sözcüklerle anlatabilseydim, yanımda sürekli bir fotoğraf makinesi taşımaya ihtiyaç duymazdım.

Doğa Sporları Hakkında Bilgiler

Daha bir çok bilgi…

3 Temmuz 2018 Salı

01.07.2018 KARAPAZAR KOYU GEREDE KAMP ETKINLINLIGI

Kagit uzerinde baktiginizda kis  geride kalmis,  yaz mevsimine coktan girilmis olmasina ragmen son senelerde ki mevsimlerdeki duzensizlikler hala devam etmekte, bitmekte olan haziran ayinin son gunlerinde bile yagmurlar etkisini surdururken, bununla birlikte butun sene boyunca okul, hafta sonu kurslari cocuklarin antremanlari derken, yogun tempolu gecen gunler dogaya olan ozlemi en ust seviyeye cikarmis, o gun ne zaman gelecek derken, Basketbol kursundan arkadasimiz Erol un zaman zaman ortaya attigi yemleme ile is ciddiye binmis, nerede ise 2 kisi gidecegimiz kamp diger arkadaslarin katilimi ile etkinligimiz babalar ve cocuklar kamp etkinligine donusmus oldu.
Bir gun oncesi yaptigimiz alis veris ve hazirliklarin ardindan, bulusma noktasindan beklenenden gecte olsa yola koyularak, Camlidere otoban giselerinden bir arkadasimizin tanidigi olan Musa beyi de aldiktan sonra Benli Yaylasina dogru yola koyulduk.Camlidereli olan Musa beyin, burada yayladakiler rahat vermezler gelin ben sizi baska yere gotureyim onerisi ile tekrar Ozmus yaylasi istikametinden Karapazar koy yolu istikametinde ilerlerken yaklasik 10 km sonra Sola yayla yoluna donerek, su an ismini hatirlayamadigim, hane sayisi 3-5 evi gecmeyen, issiz ve insanlardan uzak, sik ve yogun ormanlarin arasinda bulunan ayrica rakim olarak Benli yaylasindan cokca asagida bulunan kamp alanimiza ulastik. 


KAMP ALANI
Esyalarin tasinmasi, Cadirlarin kurulmasi, odun toplanmasi, yolda gecen zaman boyunca acikan cocuklar icin yemek hazirlari hizlica devam ederek kamp alanina yerlestik.Cocuklarin yemek ihtiyaclari sonrasinda orman icinde yaptigimiz kucuk boyutlu yuruyus ve kamp alaninda guzel sohbet ve oyunlar esliginde kamp faaliyetimiz devam etti.




Ertesi gun kahvalti sonrasinda  yagmur ihtimaline karsi cadirlarimizi topladiktan sonra orman ici yuruyus, mantar toplama  ve benzeri etkinlikler ardindan yeme icme faslini bitirdik



MANTAR VE TOPLAMA EGITIMI

ORMANDA KISA GEZINTI VE MANTAR TOPLAMA

 ve en son toparlanmanin ardindan saat 18:00 gibi Ankara ya hareket etmek uzere yollara koyulduk.
Faaliyette  ortak anlayis , paylasim ve yardimlasma ile isleri kolaylastiran herkese tesekkurler.

BIRDE SU HAMALLIK KISMI OLMASA

Musa hocamizin tecrubeleri ile olusturdugu kamp malzemelerinin 4x4 seviye olmasi islerimizi kolaylastirdi.Bunun icinde ayrica bir tesekkuru hakettigini dusunuyorum.

OCAK MLZ DIKKATTEN KACMASIN

EVDEDE BOYLE SIRAYA GIRSELER
Cocuklara kamp ortaminda patates kizartmasi, mayonezli ketcapli yagda misir her kampicinin yapabilecegi sey degil, bunun yanida itina ile dusunulmus alkol bardaklarida isin ovguye deger diger yani...

8 Eylül 2017 Cuma

31.08.2017 ŞAYMANA KAMP TOROS DAĞLARI ZİRVELERİ

Mezitli den yol güzergahı
Bayram tatili nedeni ile bulunduğumuz Mersinde, konaklamakta olduğumuz evin şehir merkezinde bulunması, sahile uzak olması ve havanın de beklediğimizden sıcak olması nedeni ile klimanın altında vakit geçirdiğimiz evden dışarı çıkamaz olmuştuk.Ankara dan bir dünya yolu katedip bütün gün evde oturmak bir takım doğa güzelliklerine sahip Mersin için kaçınılmaz bir son olmamalıydı.Günü nasıl değerlendireceğimiz konusunda fikirler ortaya atılmış, üzerinde karar vermeye çalışırken, yiğenimin bizim arkadaşlar bir yerde kampta olacaklar bir arayalım da konuşalım önerisi ile herkes pür dikkat bu konuşmaya odaklanmış vaziyette bulduk kendimizi.
Umur burası çok güzel, hadi atlayın gelin önerisi üzerine kısa sürede hazırlıklarımızı yaparak düştük yollara.

Yoldan görüntü 1
Yolculuğumuzun daha ilk dakikalarından bu yana başladığımız tırmanma her geçen kilometre daha da artmakta, şehirden uzaklaştıkça toros dağları bizi kucaklamış, kollarına sarmış bizi eşşsiz manzarası ile karşılamış olmasının yanında dik, çetin yamaçları ile ulaşılmaz olduğunu da hissettirmeden edememişti.
Yoldın Görünüm 2
Olmamız gereken Aslan köy yerine, Fındıkpınarı adlı bir köye gelmiş, bizim yorgun emektar Renault 12 miz, artık yükseklerdeki serin havanın etkisi ile biraz olsun kendine gelmişti.Hedefimize giden yolun dağların arasında bulunan orman yollarından 20 km daha ilerde olduğunu öğrenmek can sıkıcı bir durumda olsa, sonradan tanışacağım Tarık'ın telefondaki her şey çok güzel olacak sözü ve bakış açıcı içimi ferahlattı.İnanılmaz dik rampalardan bizim emektar arada sırada yeter dercesine isyan bayrağını çekse de muhteşem manzara bizi bizden alıyor, yolun olumsuz taraflarını görmemizi engelliyor fakat yollarda bir türlü bitmek bilmiyordu.

Yoldan Görünüm 3 Yükseklerden


Artık zirvelere çıkmış dağlara baktığımda bizden daha yüksekte bir yer göremez olmuştuk, gelen yağmur bulutlarının içine doğru ilerlediğimiz sırada hedefime kalan 3,5 km levhası ile mutluluk bir kat daha artmıştı.

Yoldan Görünüm 4 Zirveler
Hava kararmak üzere ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağmakta, her zamanki görev bilinci ile gözüme kestirdiğim küçük bina inşaatının içine çadırları kurduktan sonra artık eğlence başladı.
Tanıştığımız samimi, içten ve eğlenceli insanlarla bulunduğumuz kamp alanının kapalı alanında sazlı sözlü bir gecenin ardından, ertesi gün güzel bir güne uyanmak için çadırımıza çekildik.
Çoluk çocuk eğleniyoruz
Bulunduğumuz alan Şaymana restaurant adlı, son 3 senedir adında düzenlenen müzik festivalleri ile tanınmış, genelde ceviz ağaçları ile kaplı, içerisinde açık ve kapalı olmak üzere restaurantı, irili ufaklı 5 adet hazır kullanımda bungalovları ve yeni yapılmakta olan 2 adet bungalovları ile şirin bir yer.
Kamptan bir görüntü
Şaymana tesisi çadır alanları için çok özen gösterilmese de, tuvalet, su vb. ihtiyaçlarınızı temiz bir şekilde karşılaması açısından ideal bir alan.Bulunduğumuz rakım itibarı ile Mersindeki havadan eser yok, gündüzleri serin, gece ise üzerinize polar ve mont giyecek kadar soğuk bir o kadarda oksijen bakımından zengin, 3-4 saatlik uykuyla ayakta kalabileceğiniz çocuklarınızın özgürce koşup oynayabilecekleri muhteşem bir yer. 


Geçirdiğimizi iki muhteşem günün ardından, artık dönüş yolundayız.

Yukarıdan kısa bir video görüntüsü paylaştım



Not : Şaymana restaurant hakkında daha fazla bilgiler internette mevcut.


Diğer fotolar için tıklayınız 

5 Eylül 2017 Salı

29.08.2017 TİSAN KOYU SİLİFKE / MERSİN

Kurban bayramı vesilesi ile bulunduğumuz Mersin den günü birlik gittiğimiz Tisan koyu hakkında ki ilk izlenimlerimi ve görüşlerimi paylaşacağım.
Tisan Koyu, bulunduğumuz Mersin in Mezitli belediyesinden  Batı akdeniz (Antalya Yolu) istikametinde yaklaşık 120 km mesafede, Taşucu mevkiinden sonra yaklaşık 20 km sonra belli belirsiz bir tabelanın bulunduğu yerden sola (gidilmeden haritadan kesinlikle bakılmalı, ayrıca navigasyonda götürüyor) denize paralel küçük dağ silsilesinin üzerinden geçilerek ulaşılmaktadır.
Tisan koyu denizin içerisine girinti yapmış bir yarımadanın girişinde bulunan batı, doğu ve flamingo koylarından oluşmaktadır.
Öncelikle tisan koyunun doğası hakkında bilgi vermek gerekirse, bir miktar yapılaşma olmasına rağmen şehirleşmeden uzak, dağların arasında kalmış koyları ile deniz pırıl pırıl olmakla birlikte,deniz girişte taşlı, sonrasında kum olan yapısı ile aniden derinleşmektedir.

Yukarıdan koyların görünüşü
Balık ve zıpkın meraklıları için dalma alanları mevcut.bölgede yaşayan yeğenimden öğrendiğim kadarı ile bazı dönemlerde yüzerken yanınızda deniz kaplumbağalarının ortaya çıkması çok muhtemel.Deniz de hareketsiz kaldığınız zamanlarda bacaklarınızı tırtıklayan balıkların mevcudiyetide doğallığının bir göstergesi.

Denizden görüntü
Batı koyunun ileri ucundaki alanın sadece bayanlara özel bir plaj olduğunu öğrendim fakat ne derece doğru olduğunu bilmiyorum.Doğal ve temiz bir ortam arayanlar için tisan koyları kesinlikle tavsiye edilebilecek keyifle denizin tadının çıkarılabileceği bir alan.Havanın çok sıcak olması nedeni ile flamingo koyu olarak belirtilen alana gidemedim, aklımın bir köşesinde de kalmadı değil.


Denizden görünüm
Tisan yerleşim yeri hakkında edindiğim izlenim ve bilgilerden aktarabileceklerim ise Tisan koyu, Ankara lıların daha önce bir şekilde keşfettikleri ve yazlık yapılaşması ile bir nevi kendi kullanımları için oluşturdukları,  yabancıların gelmemesi için her türlü önlemi aldıkları bir yapılaşma içinde.Gelen yabancıların denize girmesine ses çıkarmıyorlar ancak, şenzlonglar, duş ve tuvalatler otellerde kullanılan bileklik sistemi ile özelleştirilmiş, site sakinleri dışında kullanım imkansız.

Sahilin uygun yerine biraz plajdan uzak pikniğimizi yaptık
Bunun dışında ücretli tuvaletler temizlikten uzak ve alınan 2 Tl lik ücrette cabası.İhtiyaçların karşılanması için Tisan girişinde migros market bulunmakta, tesislerin içinde bulunan işletmelerde her türlü yemek içme ve benzeri ihtiyaçları karşılamak mümkün isede hizmetten uzak ve pahalılar.Konaklama olarak farklı seçenekler mevcut olup olmadığını bilmemekle birlikte kiralık yazlıklarda her daim yüksek ücretler talep edildiğini öğrenmiş bulunmaktayım.
Özetlemek gerekirse eğer yolunu Mersin, Silifke taraflarına düşecek olursa günübirlikte görülesi bir mekan.

1 Mayıs 2017 Pazartesi

30.04.2017 BENLİ YAYLA KARAŞAR YAYLA EĞRİOVA GÖLETİ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ


Benli Yaylası ve Denis
Bundan daha çok değil 15 gün önce  bölünmüş, ikiye ayrılmış, birlikteyken sen ben, bütünken siz biz, bizler onlar ayrışması daha da derinleşeye başlamış, bense anlamsızlığa anlam vermekle meşgulken, insanların yüzündeki ifadelerden, ağızlarında düğümlenen kelimelerden, gözlerindeki umutsuz ve kaçamak bakışlarını gözlemlemek içimdeki yaraları daha derinleştirirken yüreğime inen hançerin ucunu hissedebiliyordum. Bu psikolojide genelde başkalarının bakış açısından farklı olarak, şu hayattan kaçıp kısa bir mola vermek lazım ifadesi benim için hayatın ta kendisine, içine, derinlerine gidebildiğim, yaşadığımı hissettiğim doğayla buluşmak için hafta sonunu iple çekmekteydim.


Huzur bulaştıran ormandan

Planlar hayatla biraz daha iç içe olabilmek adına kamp kurmak üzerine idi ama elimizde olmayan nedenlerle iptal etmek zorunda kalmıştık.
Yaklaşık 1 sene önce yürüdüğümüz, Benli yaylasına doğru  yola koyulur vaziyette kendimizi bulmuştuk. Son dönemlerde zaman yetersiz bahanelerinin ardına sığınmadan, öğlen saatlerinin bitimine yakın bir saatte de olsa tamamen doğaçlama yürüyüşler artık alışkanlık halini almaya başladı.Kafamızda belirli bir hedefimiz olmasa da konum olarak yerini bildiğimiz eğriova göletine, Benli yaylasının farklı bir bölgesinden girdiğimiz ormanın derinliklerinden her adımda atmosferi soluyarak yürümeye başladık.

Orman derinliklerine ilerliyoruz

Zirveye yakın noktadan iniş istikametindeki yürüyüşümüz hızlı ilerlemiş Karaşar yaylasına kadar ulaşmıştık. Eğriova Göletine yaklaşık 2 km gibi bir mesafe kalmasına rağmen, zamanı doğru kullanıp, dönüş istikametimizin de sürekli tırmanış olması nedeni ile Karaşar yaylası karşısında, uzaklarda karlı zirvesi ile bizi selamlayan Köroğlu dağı manzarasında yemeğimizi ve kahvemizi yudumladıktan sonra dönüş için hazırlıklarımızı yaptık.

Yemek Molası

Karaşar Yaylası - Uzakta Köroğlu dağı

Bir müddet yoldan ilerledikten sonra, orman derinliklerinden zirveye doğru ilerleyişimizi sürdürdük.
Zorlu , yorucu ilerleyişimiz Denis ile beni zorlasada yüzümüzdeki mutluluk ifadesi hiç bozulmuyor, zirveye doğru yer yer erimemiş karlarda bıraktığımız izlerimiz ile yürüşümüzü sürdürdük.

Ormanda zirveleri yokluyoruz
Orman içerisinde ki ilerleyişimiz aracımıza kısa bir mesafedeki orman yolu ile keşişmesi sonucu biraz daha rahatlamış, peşimizden bizi kovalayan yağmur bulutlarına yakalanmadan aracımıza vakitli bir şekilde ulaşmış olmanın da şanslı vaziyeti ile dönüş istikametine doğru aracımızdaki yerlerimizi aldık.
                                                       Yürüyüşün son metrelerinde Denis

Onca saat tırmanmış olmak bile neşemizi hiç bir şekilde söküp atamamış, üzerimize yüklendiğimiz pozitif enerji ile geçireceğimiz ilerki günlere hazır evimize ulaştık.


yayladan bir görünüm


6 Mart 2017 Pazartesi

05.03.2017 CANKURTARAN MEVKII COGULLU KOY YAYLASI DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Bahar gelmiş 
Kimi sıkı sıkıya tuttunmanın kişiyi güçlü kıldığını düşünür, kimi de gerektiğinde bırakabilmenin.
Sylvia Robinson


Yaşam önüne çözmen gereken sorunlar ve testler çıkartmaya devam edecek ama yaşama gergin değil, rahat yaklaştığında en zor durumdan bile zevk alacak bir şeyler bulabileceksin.Her şeyi söylemesi yapmaktan kolaydır.......
Yaklaşık 20 yıl önce tanıştığım o zamanlar hayat yolumu çizmemde bana cesaret veren ve yukarıdaki cümlelerde ki mesajı ve buna benzer bir çok mesajlarında bana rehberlik eden kitapda yazıları hayatımda uygulamak ve kendime dönüp muhakeme yaptığım en iyi ortamın doğanın içinde yer almak olduğunu biliyorum.Aslında insan doğanın bir parçası olma özelliğini sanırım kendine geliştirdiği yeni yaşam biçimleri ile kaybetmiş, belki de aslına dönmek için sonu olmayan bir döngünün içinde kaybolmuş vaziyette.
Yürüyüşün başlangıç kısımları

Hayat bize daima kendi isteklerimiz doğrultusunda olanaklar sunmuyor, bu yüzden isteklerimizin esiri oluyoruz.Bu da endişe, çaresizlik ve umutsuzluk yaratıyor.Küçük arzuların peşinden gitmek geçici doyumlar verebiliyor ama kalıcı mutluluk sağlamıyor. 
Yaşamın olağan akışı içinde kendimi en çok mutlu hissettiğim doğanın içinde olabilmek için günleri saymak ne kadar tuhaf bir duygu ama kendimize kurduğumuz yaşam modeli içinde ki en büyük eksikliğimizi gidermek için bazen günler saymak gerekebiliyor.
O günlerden birisi ve yola çıkmak için saatler kalmış, Denisin kursu olması nedeni ile üzerimde ki sorumlulukları paylaşamamanın verdiği zorunluluk nedeni ile son zamanlarda üşengeçlik yapmadan öğle saatlerinde düşüyoruz yollara.

Buluşmak için can attığımız manzara

Denis bütün haftanın verdiği yorgunluk ve bir kaç gündür yaşadığı rahatsızlık nedeni ile arka koltukta yarı bükük vaziyette belki de bugüne kadar tatmadığı en güzel uyku halinde iken, biz ise Serdar ile hayatın karşımıza koyduğu sorunları irdelemek ile meşgulüz.Zaman ilerleyip kilometreler bir biri arkasında kalmaya devam ederken Serdar ın neyse Ömer boş ver  güne odaklanalım nidasıyla, seyahatimize odaklandık.
Doğa yürüyüşlerine başladığım 2006 yıllarda Yücel Elibüyük hocam la gediğim bu bölge ile aklımın bir kenarlarında kazınan hatıraları ile Serdar, Denis ve ben orman derinliklerine doğru ilerlemeye başladık.Son zamanlarda  eskisi gibi önceden arazi üzerinde rota çalışması yapmadan tamamen doğaçlama, zamanı doğru kullanarak o an  içimizden nasıl gitmek geliyorsa  o şekilde yürüyüşümüze devam ettik.Bölgede mevsim geçişi olması nedeni ile oldukça yoğun yağmış karlar yer yer erimiş olsada genel olarak durmakta, güneşin sıcak yüzü ile tanışan toprakta açılan alanlarda çiğdemler kendini göstermeye başlamış, sanki  bizde görsel bir şölen hazırlamışlardı.
Renk renk çiğdemler
Denis ile uzun zamanadır birlikte doğada vakit geçirmemiştik, hepimizi etkileyen ayaklarımızın içinde hissettiğimiz kar suları Denisin biraz canını sıksada, her adımında onun ne kadar mutlu olduğunu görmek, yoğun okul ve kurs temposundan bir nebze uzaklaşmasını sağlamak benim içinde mutluluk verici idi.
Şırıl şırıl akan dere kenarında Serdarın bulduğu kuru alanda,  en lüks restaurantlarda bile bulamayacağımız manzara eşliğinde öğle yemeğimizi yedik.
Yemek Molası



Artık biraz daha fazla yürümeye odaklanıp ormanın içinde ilerleyişimize devam ederek ismini daha sonradan öğrendiğimiz Dümenler köyü yaylası ve göletinden sonra, Çoğullu köyü yaylasına ulaştık.Yaylalar üzerinde ki kardan kurtulmanın zamanını beklediğinden yayla sakinleri de henüz teşrif etmemiş,dolayısı ile yaylalar üzerindeki yaban havasını atamamış.
Yayla evleri

Nasıl bir yayla evi ise
Günümüzde insanın şehirde kurduğu yaşantıyı yaylalara aktarı taşıması çok manidar, yapılaşma ve evler şehiri aratmayacak nitelikle..
Çoğullu yaylasından sonra içimize, hücrelerimize kadar sindirdiğimiz oksijen ve hafızalarımıza kazıdığımız hayatla bağlantı kurduğumuz sessizlik, kuş sesleri, çiğdemler ve ormanın yeşillikleri eşliğinde aracımıza doğru yöneldik.9 kilometrelik yürüyüşümüzü termostaki çayımızla taçlandırdık.
Dumenler yaylası göleti

Çogullu Yaylasından manzara
Bir sonrakinin  ne zaman ve neresi olacağı ümit ve beklentisi bizi ayakta tutmaya devam edecek....     

Albumun Diğer Fotoğrafları için Tıklayınız


6 Şubat 2017 Pazartesi

05.01.2017 GEBELER YAYLASI DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Gebeler yayla Ormanı



Bir Tadımlık Nefes
Her günü son günmüş gibi yaşayın Nasıl olsa bir gün haklı çıkacaksınız!
Steve Jobs

Bazen insanlar sigaradan aldıkları bir tadımlık nefesin hiç bir şeye değişmeyeceğini saatlerce anlattıkları olmuştur.Benim için de eskisi gibi sıklıkla yapamadığım ama fırsat buldukça bir tadımlık nefes için bile geldigimiz doğada yaşadıklarımızı ve hissettiklerimi saatlerce anlatabilir, yaşadiğim an ve hatıraları uzun süre sonra bile metre metre  anlatacak kadar hafızamda kazınacağını bilmek beni hep ayakta tutmustur.
Hava şartlarından bir kesit

Hayatla gerçek anlamda bağlantı kurmak , rüzgarın ağaç dallarını sallarken üzerinden düşen kar kütlesinin havada dans eden tanelerini izlemek, yeşilin beyazla kardeşliği , ayaklarımın altında ezilen karların çıkartiği o hışırtı sesi, bazen üzerinde agaçlarin siluetini yansıtan suyun üzerinde ki tablo, rakım yükseldikçe  küçülen agaçlar, sessizliğin sesini dinlerken, göremedigin  ama sesini duyunca  hayalinde imgeledigin kuşların sesi için bugün öğlen saatlerinde ankara ili sınırlarının bitimi, Bolu ili sınırı başlangıcında bulunan gebeler yaylasi ile alakoç yaylası bölgesi ne tamamen doğaçlama bir yürüyüs ve bir tadimlik nefes için geldik.


Yürüyüş boyunca genel manzaramız

Arazide bulunan yoğun kar nedeni ile aracımızı ana yola  bırakarak, içinde bulunmayı düşündüğümüz tepenin eteklerindeki yaylanın içinden doğru başlayan yürüyüşümüz, karşilaştığımız derin kar tabakası nedeni ile kendimizi hiç riske atmadan mümkün olduğu kadar yürüyüp, dönmek üzere verdigimiz kararla başladi.İlk 10 dakikalık zaman diliminde muhtemelen sabah aynı bölgede bulunan bir yürüyüş grubunun açmis oldugu izleri görmemizle yürüyüşümüz kolaylaşmış


Bizden öncekilerin izleri

 ama bölgeye geç bir saatte gelmiş olmamiz nedeni yürüyüiümüze 1-1,5 saat ilerledikten sonra dönüş için aracımıza takip ettigimiz izlerden çıkarak ilerlemenin bizi çok yoracagını düşünerek verdigimiz yemek ve çay molası ardından tekrar aynı güzergahtan her adımda atmosferin tadını çikararak yaptığımız 7 km`lik yürüyüşün ardından aracımıza ulaştik. Saat 14:00 de ulaştığımız bölgede, bu kadar kısa zamanda yaptığımız yürüyüşün bile bize kattıklarını hafızalarımıza yerleştirdik.
Yürürken


Bu çayın tadı hiç bir şeyde yok

Artık yarınlara karşı en ufak bir umut bile beslemediğim, kaygı ve endişelerimin arttiği son günlerden birinde yine doğada olmanın vermiş oldugu enerji ile  ve  üzerimize çöken kara bulutların bugün üzerinde yürüdüğümüz bembayaz kar örtüsü ile kaplanıp temizlenmesi dilekleri ile evimize döndük.


Her şey bu beyaz gibi saf olsun

Bölge Ankara sınırları bitimi, Bolu ili sınırları başlangıcında sık orman dokusu ve yüksek rakımı dolayısı ile bulunduğumuz mevsime göre hava sıcaklığı yürüyüş için uygun, yer yer 1 metreyi bulan genelde 50 cm ile 1 metre arasıda değişen yükseklikte kar ile kaplı idi.



Yürüyüş sonu bir çay keyfi daha

Parkur